top of page
young-man-wearing-eyeglasses-using-laptop-kitchen-counter.jpg

Çalışan Değer Önermesinde İK Analitiğinin Rolü

İnsan Kaynakları analitiğinin dokunduğu tüm alanları incelemeye devam ediyoruz. Derinlemesinenaraştırdıkça görüyoruz ki insan yönetiminde tüm kapılar veriye dayalı mekanizmalara çıkıyor. Bu ayki konumuz EVP ve İK analitiğinin ilişkisi.


Öncelikle EVP nedir?


Çalışan Değer Önermesi (EVP), bir çalışanın bir şirkete sağladığı becerileri, kabiliyetleri ve deneyimi karşılığında elde ettiği, şirkete özgü faydalardır. Bu faydaları anlamanın birçok farklı yöntemi vardır. Çalışan deneyimi anketleri, işten ayrılma görüşmelerinin çıktıları, adaylarla yapılan görüşmeler ve adayların ortak özellikleri şirketlere çalışanlarının gözünden bir içgörü sunar. İlk defa 1996 yılında Simon Barrow tarafından literatüre kazandırılan bu kavram bir şirketin marka değerini ve çalışanlarına verdiği değeri açıklar.


EVP neden önemlidir?


Dünya çapında İK uzmanlarının 70%'inden fazlası işe alımlarda işveren markasının etkisinin önemli olduğunu düşünüyor. Aynı zamanda şirketlerin itibar ve prestiji için önemli olan bu konu son zamanlarda çalışan deneyiminin ön plana çıkmasıyla yetenek kazanımı ve elde tutulması için de vazgeçilmez duruma geldi.

Önlenemeyen istifa dalgalarının sonucu olarak artan devinim yüzdeleri (Turnover) ve bu trendin kaçınılmaz ve görünmez sonucu olan ek maliyetler zaten ekonomik daralmaya direnmekte olan şirketleri iyice zorlamaya başladı. Hızlı İstifa (Quick Quitting) sayısının gittikçe artması tutundurma (Retention) oranlarını da merceğe almayı zorunlu hale getirdi.


Jenerasyon değişimini yönetemeyen şirketler yeni yetenekleri kendilerine çekemedikleri için değişen dünyaya ayak uyduramadılar.


Etkin ve sürdürülebilir bir EVP oluşturulurken nelere dikkat edilmeli?


Çalışanların işe devam etme sebeplerinin anlaşılıp analiz edilmesi, işten ayrılma sebeplerinin incelenmesi, şirketin demografik yapısının anlaşılması, çalışan deneyiminin merkeze alınması, adil ve performansa dayalı ücretlendirme, iş-özel yaşam dengesi, çalışma ortamlarının düzenlenmesi, teknolojik altyapı ve dijital dönüşüm, şirket kültürü, veriye dayalı karar alma mekanizmalarının kurulması, şeffaf yönetim, kariyer planlaması, en az çeşitlilik kadar kapsayıcılığa önem verilmesi dikkat edilmesi gereken konuların başında gelmektedir.


Anlatması ne kadar kolay değil mi? Peki nasıl yapacağız?


Bu başlıkların tamamı için elinizde veri var, ancak bu veriyi analiz edecek yöntemleriniz kurulu değilse işin içinden çıkmak oldukça zordur. Çok sayıda değişkenli ve katmanlı analiz gerektiren bu çalışma EVP oluşturma süreçlerinde çoğu zaman hak ettiği yeri bulamaz.


Bu noktada devreye İK analitiği giriyor. Veride gizli olan tüm çıkarımları kendi içinde yapan ve size hem görsel hem yazılı olarak bu çıkarımları sunan bir teknoloji olan İK analitiği veriye dayalı karar vermenin zorunlu hale geldiği günümüzde şirketlerin geleceğine ışık tutan bir teknoloji olarak karşımıza çıkıyor. Sürdürülebilir bir EVPnin oluşturulmasında ve takibinde olmazsa olmaz bir yol gösterici olan İK analitiği gelişmiş ülkelerde çoktan ajandalara girdi bile. Dünyanın gerisinde kalmamak ve işinizi doğru insanlarla devam ettirebilmek, daha iyi bir çalışan deneyimiyle EVPnizi sağlamlaştırmak için siz de geç kalmadan İK analitiği dünyasına adımınızı atın, verinizi bir an önce aksiyona dönüştürün.

14 görüntüleme

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör

Kordsa ve Peopleoma Kişiselleştirilmiş İnsan Kaynakları Yönetimine ulaşmak için birlikte çalışıyor. Lastik ve inşaat güçlendirme ve kompozit pazarlarında global bir oyuncu olan Kordsa, Türkiye, Brezil

bottom of page